| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Kene Hastalığı - Kırım-Kongo Kanamalı Ateş kene ilaç kene nedir kene ısırığı

Kene Hastalığı - Kırım-Kongo Kanamalı Ateş kene ilaç kene nedir kene ısırığı

Yazılar

Kene hastalığı 2 doktorda !

DİYARBAKIR’daki Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan ve bir süre önce Kırım Kango Kanamalı Ateşi (KKKA) sonucu yaşamını yitiren Abdulvahap Bayutmuş’u tedavi eden 2 doktor ve 1 sağlık personeli hastalık şüphesiyle gözetim altına alındı. Diyarbakır Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, doktorlar ve sağlık personelinden alınan kan örneklerinin Ankara’ya gönderildiğini ancak şu anda genel durumlarının iyi olduğunu söyledi.

Diyarbakır Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, bir süre önce Bingöl’ün Çukurca köyü’nde kene ısırması sonucu Dicle Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi’ne kaldırılan ve bir süre sonra yaşamını yitiren köy muhtarı Abdulvahap Bayutmuş’u tedavi eden 2 doktor ve 1 sağlık personelinin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı şüphesiyle gözetim altına alındığını söyledi. Sağlık Müdürü Kubat, 2 doktor ve 1 sağlık personelinin hastalık şüphesiyle gözetim altına alındığını ve kanlarının tahlil için Ankara’ya gönderildiğini söyledi.

Diyarbakır Sağlık müdürü Namık Kemal Kubat, halen aynı Hastanede bu hastalık şüphesiyle tedavi altına alınan Abdulvahap Bayutmuş’un eşi ile bir çocuğunun durumunun iyi olduğunu ancak bir çocuğunun durumunun ise biraz kritik olduğunu ifade etti.

Bingöl’ün Çukurca Köyü Muhtarı 42 yaşındaki Abdulvahap Bayutmuş’u kene ısırması sonucu önce Bingöl Devlet Hastanesi sonra ise Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Yaşamanı yitiren Bayutmuş’un yapılan kan tahlilinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı’ndan öldüğü belirlenmişti. Tedavi altında olan Bayutmuş’un eşi 44 yaşındaki Arife Bayutmuş, çocukları 23 yaşındaki Muttalip ve 17 yaşındaki Gökhan Bayutmuş’un tahlil sonuçlarının daha gelmediği öğrenildi.

Milliyet

Kene hastalığı nedir ?

Kenelerden insanlara geçen Kırım-Kongo Hemorojik (Kanamalı) Ateşi Hastalığı’nın (KKHA), sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de tehlike oluşturduğu ifade edildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Aydın, KKHA hastalığına neden olan kenelerin tüm doğada bulunduğunu, tamamen yok edilmelerinin mümkün olmadığını belirtti.

Kenelerde bulunan ve ısırmaları sonucu insanlara geçen virüsün KKHA hastalığına neden olduğunu ifade eden Aydın, “Hastalık, kene ısırmasının yanı sıra hasta hayvan ve insanların kan, ifrazat ve dokularıyla direkt temasla bulaşmaktadır. Dünyada 1940’lı yıllardan beri var olan hastalık, ülkemizde yoğun olarak 2002 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Türkiye’de bugüne kadar 25 ilde hastalığa rastlanmıştır” dedi.

Hastalığın kene ısırığından 1-3 gün, hasta dokularıyla direkt temastan 5-6 gün sonra ateş, ani baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, deri, mukoza ve iç organ kanamalarıyla kendini gösterdiğine dikkati çeken Aydın, “Hastalıktan korunmada temel prensip, kenelerden uzak durmaktır. Hayvan barınakları ve kenelerin yaşayabileceği alanlardaki kişilerin vücutları belli aralıklarla kene yönünden muayene edilmelidir” dedi.

Hastalığın en çok keneyle temasın yaşanabildiği hayvancılık ve çiftçilikle uğraşanlarda görüldüğünü belirten Aydın, “Hastanemize 2003 yılında 19, 2004 yılında 50, 2005 yılında 38, bu yıl ise 5 vaka başvuruda bulundu” diye konuştu.

Henüz KKHA hastalığının tedavisi ve aşısı olmadığını bildiren Doç.Dr. Aydın, “Keneden kendimizi sakınmamız gerekiyor. Özellikle hayvancılıkla uğraşanlar pantolon paçalarını çoraplarının, gömleklerini ise pantolonlarının içine koymalılar. Kıyafetlerini açık renk ve sık dokumalı kumaştan seçmeliler” dedi.

PİKNİKÇİLERE UYARI

Kış mevsiminde pek aktif olmayan kenelerin mayıs ayıyla yeniden canlandığını ifade eden Aydın, “Bu dönemde, vatandaşlarımız pikniği sıkça tercih etmektedir. Vatandaşlarımız, kır alanlara gittiklerinde zeminle direk temas etmemeliler. Oturacakları yere en azından bir örtüsermeliler. Kenelerden insanlara geçen KKHA hastalığı, sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de tehlike oluşturuyor” diye konuştu.

Vatandaşların kenelerin de ölümcül bir mikrop taşıdığı bilinciyle hareket etmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, şunları kaydetti:

“Piknikte çorap, ayakkabı gibi koruyucu eşyaları çıkararak çıplakayakla çimende yürümek yanlıştır. Vatandaşlarımız bu tür bir sosyal aktiviteyle stres atma çabası içindeyken, yeni bir tehlikeyle karşılaşabilirler. Kenelerin bu tür bir hastalığa neden olduğunu bilmek ve önlem almak gerekiyor. Doğanın her yerinde keneler vardır. Dünyada keneyi yok etme çalışmaları hiçbir zaman başarılı olamamıştır. Keneyi doğadan yok edemeyeceğimize göre kendimizi korumalıyız.”

KENE HASTALIĞI HAKKINDA DETAYLI BİLGİLER

Hayvanlarda ve insanlarda görülebilen “Zoonoz” karakterli bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da görülmüş, daha sonra 1956 yılında Kongo’da tespit edilen hastalığın aynı hastalık olduğu anlaşılarak, bugünkü ifadesi olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı ismini almıştır.

Ölüme sebebiyet verebilen viral bir hastalıktır. Etkeni, Nairovirus gurubuna ait bir virustur. Virusların nakledilmesi kenelerle olmaktadır.

Klinik olarak; ateş, kırgınlık, halsizlik, iştahsızlık, kollarda ve bacaklarda şiddetli ağrı, yüz, göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık belirtileri ile kendini gösterir. Burun kanaması, kan işeme gibi belirtilerde hastalık seyrinde ortaya çıkar.

Ölüm oranı, hastalıkta %30’dur. Keneler hastalık etkenini, insan ve hayvanlardan kan emerken nakleder. Hatalığın kuluçka süresi 1-3 gündür, bu süre en fazla 9 gün olmaktadır. Hastalık taşıyıcısı keneler ülkemizde çok geniş coğrafik alanda bulunabilmektedir. Dünyada 850 tür kene bulunmaktadır. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığını, en çok Hyalomma soyuna ait keneler bulaştırmaktadır.

Hastalığın Teşhisi; İmminolojik testler ve PCR yöntemleriyle mümkün olabilmektedir. Hastalıkta, destek tedavisi uygulanmaktadır, hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Hastalık daha çok Afrika, Asya ve Avrupa’da bulunmaktadır.

Ülkemizde 2002 yılında bahar ve yaz aylarında bazı illerimizde görülmüş ölümle sonuçlanan vakalar olmuştur. İlk ölüm vakası Tokat’ta yaşanmış bugüne kadar toplam 33 kişi hayatını kaybetmiştir.

Virus, sığır ve koyun gibi hayvanlarda belirti göstermeden enfeksiyon oluşturur, ancak bulaşma sadece kenelerin ısırması ile mümkündür. İnsanlardaki hastalık tablosu, hayvanlardan farklı olarak belirtilerin ortaya çıkmasıyla kendini gösterir. Küçük memeli hayvanlarda hastalığı hafif enfeksiyon şeklinde taşıyabilirler.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı’nda; daha çok çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et işi ile uğrasan kimseler, hayvancılık yapanlar, veteriner hekimler, salgın görülen bölgelerde çalışan sağlık personeli ile kamp ve piknik yapanlar risk altındadırlar.

Hastalığın Kontrolü ve Hastalıktan Korunma;

Hastanın kan ve vücut sıvıları ile temas edilmemelidir.

Çiftlik ve diğer hayvanları mümkün olduğu kadar kenelerden uzak tutup gerekli ilaçlama yapılmalıdır.

Kenelerin bulunduğu alanlardan uzak durulmalı, zorunluluk halinde vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli, vücuda yapışmamış olan keneler dikkatlice alınıp, öldürülmelidir.Yapışan keneler ise ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan bir pensle sağa sola oynatarak alınmalıdır. Eter,alkol ya da gaz sürülerek kendiliğinden deriyi terk etmesi sağlanmalıdır.

Piknik amacıyla su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar, eve döndüklerinde vücutlarını ve giysilerini kene yönünden mutlaka muayene edip varsa uygun şekilde uzaklaştırmalıdır.

Otluk ve çalılık yerlerde çıplak ayakla veya kısa giysilerle dolaşılmamalıdır.

Hayvan sahipleri hayvan barınaklarını akarisitlerle ilaçlamalıdır.

Kenelerin çok olduğu alan mera, çayır, çalı, çırpı ve gür otların bulunduğu yerlerde, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden intektisit’ler uygulanmalıdır.

Kene ısırığından şüphelenilip hastalığın belirtilerini de yaşayan kimseler, en kısa zamanda bir sağlık kurulusuna başvurmalıdır.

Anti Kene Spreyi

keneSon iki yıldaTürkiye genelinde insanlar üzerinde artış gösteren kene ısırmaları sonucu ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı’na çözüm için Anti Kene Spreyi piyasaya sürüldü.

Piyasaya çıkan kene spreylerinin, eczanelerde satışa çıkması ile birlikte özellikle piknikçiler Anti Kene Spreyi’ne ilgi gösteriyor.

Erzincan’da özel bir eczane Anti Kene Spreyi’ni getirterek Erzincan piyasasına sundu. İlacın Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onaylı olduğunu söyleyen Eczacı İsmail İzzet Özyalçın, kenelerin insan, koyun, köpek, kedi, sığır gibi canlıların derilerine saplanarak kanlarını emdiklerini ve yaşamlarını bu yoldan sağladıklarını ifade etti.

Kenelerin daha çok piknik alanlarında, çiftlik alanlarında, mezbahalarda, olabileceğini açıklayan Özyalçın, kenelerden kurtulmak için vatandaşların, Anti Kene Spreyi giysilerin üstüne, bir parfüm misali sıkılabileceğini söyledi. Kenelerin sıçrama, uçma özelliğinin olmadığını belirten Özyalçın, kenelerin yalnız ön ayaklarının uçlarının koku alma için özelleşmiş olduğunu ve böylece doğada bulundukları yerin yanından geçen canlıya tutunduklarını vurguladı.

Özyalçın, “Doğada 17 bin’den fazla kene türü olduğu bilinmektedir. Türkiye’de ise şimdiye kadar 32 ayrı kene türü tespit edilmiştir. Keneler 800 çeşit ayrı hastalığı taşıyabilmektedir. Keneler, Lyme Hastalığı, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Beyin İltihabı (Encephalitis) hastalıklarına neden olmaktadır.” dedi.

Özyalçın, ilacın herhangi bir yan etkisinin olmadığını söylerken, ilacın kokusuz olduğunu ve giysilere leke yapmayacak şekilde üretildiğini belirtti. İlacın 10 YTL olarak piyasaya sürüldüğünün altını çizen Eczacı İsmail İzzet Özyalçın, ilacın 100 ml, 500 ml ve 1000ml olarak ambalaj edildiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı’ndan keneye karşı ilaç önerisi

keneSağlık Bakanı Recep Akdağ, artan kene vakalarında vatandaşların alması gereken önlemleri açıkladı. Özellikle kırsal alanda yaşayanların kapalı giysiler giymelerini öneren Akdağ, kene yapışması durumunda kısa sürede hastaneye başvurulması ve çiftlik hayvanlarının ilaçlanması gerektiğini belirtti. Akdağ, keneyle mücadele konusunda “Permetrin” adlı ilacın kullanılmasını önerdi. Akdağ, kenelerin kesinlikle çamaşır suyu, alkol ve benzeri ürünlerle çıkarılmaya çalışılmaması konusunda da vatandaşları uyardı.

HIZLA HASTANEYE BAŞVURULMALI
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden olan kene türlerinin ahır hayvanlarına da yapıştığına ve çiftlik hayvanları üzerinde onları hastalandırmadan çoğaldığına dikkati çeken Akdağ, şu açıklamayı yaptı:

“Kene konusunda kırsalda herkesin, özellikle çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşanların dikkat etmesi gerekiyor. Burada zaman zaman bilim adamlarının, ilgili kişilerin tavsiyelerini açıklıyoruz. Vücudun çıplak kısımlarının örtülmesi önemli. Ayrıca bir kene yapışması olduğunda mutlaka doktora gidilmeli. Ölümlü kene vakaların büyük çoğunluğunda vatandaşların, sağlık kuruluşlarına çok geç intikal ettiğini görüyoruz. Vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olmaları önemli. Vatandaşın 15-20 saat sonra intikal ettiğini görüyoruz. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığını bulaştıran keneler, yüksek kesimleri, bodur ağaçların bulunduğu vadi yamaçlarını tercih ediyor. Özellikle hayvan nakliyle başka bölgelere de bulaşması mümkün. Sonuçta hastalanan kişilerin erken tespit edilmesi gerekiyor. Dünyada, kene ısırması sonucu ölenlerin oranının yüzde 20-30’lara çıktığı ülkeler olduğunu biliyoruz. Biz de gerekli önlemler sayesinde bu oran yüzde 6’larda kaldı. Dileğimiz hiçbir vatandaşımızın hayatını kaybetmemesi.”

AŞI VE SERUM KISA SÜREDE MÜMKÜN DEĞİL
Aşı ve serum çalışmalarının Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığının öncülüğünde bilim adamlarının yürüttülerini bildiren Akdağ, “Bu konuda sonuç alınması kısa sürede mümkün değil. Bir aşı serum geliştirilebilir. Bu konuda bir tarih vermemiz mümkün değil” dedi.

Kene İlaçlama ve Keneyle Savaş

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, ölümcül KKKA virüsü yayan kenelerin Türkiye’ye karşı “biyo-terörizm ajanı” olarak kullanıldığı yönünde, söylentileri destekleyen bir açıklama yaptı. Arıtman, KKKA’nın ilk olarak 2. Dünya Savaşı sırasında Kırım’ın Nazilerce işgalinden sonra ortaya çıktığını anımsatarak, “Bu senaryoya benzer bir açıklama Türkiye için de geçerli olabilir” dedi.

DOKTOR olan CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, son günlerde Türkiye çapında bir kabus haline gelen kenelerin “biyo-terörizm” ajanı olarak kullanılmış olabileceğini söyledi. Arıtman, keneden insana geçen ölümcül KKKA virüsünün gelişim seyri ve önlemler konusunda şunları söyledi:

Nazilerce kullanıldı

“KKKA enfeksiyonunun, biyo-terörizm ajanı olarak kullanılabilme özelliği var. Yaygın coğrafi dağılımı ve yüksek ölüm oranıyla seyretmesi, KKKA ve Nairovirüsü önemli bir sorun olarak karşımıza çıkarıyor. Kene popülasyonunu artıran çevresel değişiklikler; tarım alanlarının boşaltılması, tarımsal faaliyetlerin durdurulması, doğal dokunun değişmesi ve sellerdir. İkinci Dünya Savaşı’nda Kırım’ın Naziler tarafından işgali sırasında normal tarımsal faaliyetler durdurulmuş ve tavşan avlama yasağı getirilmiştir. 1944 yılında Sovyet birlikleri dağlık Kırım steplerini ele geçirdiğinde tavşanların sayısının çok fazla olduğunu görmüş ve modern dönemde bilinen ilk salgın ortaya çıkmıştır.”

“İlginç olarak bu senaryoya benzer bir açıklama Türkiye için de geçerli olabilir. 2002 salgını öncesinde terör nedeniyle bazı bölgelerde avlanma ve tarım yasağı uygulanmış ve daha sonra bu bölgelerde keneleri taşıma potansiyeli yüksek olan tavşan ve yaban domuzu popülasyonunun çoğaldığı gözlenmiştir. Ayrıca küçük omurgalılardan olan fareler yüksek oranda kene taşıma potansiyeli gösterirler. Fare mücadelesi de yapılmalıdır.”

21. yüzyılın salgını

“Hastalık, ülkemizde 2002 yılından itibaren ciddi boyutta seyrediyor ve bugün dünyadaki en büyük epidemi (salgın) olarak yaşanıyor. Salgın AKP iktidarıyla başladı ve her yıl katlanarak artıyor. Çok sayıda tarımsal araştırma enstitülerinin kapatılması yanlış olmuştur. 21. yüzyılda ülkemizin tıp literatürüne dünyadaki en büyük KKKA salgını olarak geçmesi bir utanç kaynağıdır.”

Hükümet TSK’ya danışsın

“Salgın ekim ayına kadar süreceği için bu süreçte her cuma hutbesinde imamlar tarafından Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan metinler okunmalı ve broşür şeklinde halka dağıtılmalı. Risk grubunda yer alan askerler içinde hastalık görülmemiştir. Hükümetin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne danışmasında yarar var.” Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Hidayet Pekin de önceki gün yaptığı açıklamada, “KKKA hastalığı, biyolojik terör ajanı olarak GATA’nın verilerinde var” diyerek, kurumların eşgüdümlü çalışması gerektiğini belirtmişti.”

Kene nedir ? Nasıl bir canlıdır?

Kene nedir ? Nasıl bir canlıdır?
Kene (Ixodoidea), eklem bacaklıların örümceğimsiler (Arachnida) sınıfından kan emici ve gözsüz bir dış parazittir. özellikle göçmen kuşlarla hastalıkları yayıldıkları bilinmektedir. İnsan, koyun, köpek, kedi, deve gibi canlıların derilerine yapışarak kanlarını emer. “Asıl kene” olarak bilinir.
Kenelerin üremesi ve yaşam yerleri
Ayrı eşeylidir ve yumurta ile çoğalır. Dişi yumurtalarını yaprak, çöp veya hayvan kılları arasına bırakır. Gelişimlerinde metamorfoz vardır. Yumurtalarından üç çift bacaklı larvalar çıkar. Bunlar bir pupa devresi geçirerek 8 bacaklı nimfalara (tam gelişmemiş yavrular) dönüşürler. Nimfalar da bir pupa safhası geçirdikten sonra ergin hale gelirler. Larva ve nimfalar genellikle kertenkeleler üzerinde, erginler ise insan, koyun, sığır, köpek gibi memeliler üzerinde parazit yaşarlar.
Kenenin anatomik yapısı
Vücutları başla kaynaşmış bir göğüs ve torba biçimli dişi 11-12 mm’ye kadar sişer. Erginlerinde dört çift bacak bulunur. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir. Bugün 889 kene türü bilinmektedir. Kenelerin hepsi zararlı, parazit ve kör değildir. Sığır ve köpek kene türleri gözlüdür. İnsan ve ehil hayvanlarda parazit yaşayanlar çeşitli hastalık mikroplarını bulaştırdıklarından sağlık bakımından zararlıdır ve birçok bakteri de üretmektedir.

Kenenin Çıkarılması

Kenenin Çıkarılması
kenenin çıkarılmasıKan emen bir keneyi deriden söküp atmak hastalık bulaşma riskini artırdığından oldukça tehlikelidir. Çünkü çıkarılmaya çalışılan kene midesinde bulunan, mikrop ve bakterilerle dolu kanı tekrar geriye boşaltır.

Kene’yi kesinlikle kendiniz çıkarmaya çalışmayın ve en kısa sürede uzman bir sağlık görevlisi tarafından çıkarılmasını sağlayın.

Eğer herhangi bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, şu adımları izleyin:

1) Kenenin üzerine kimyasal madde dökmeyin, bunu yaparsanız kene rahatsız olup sizi bırakabilir fakat bu esnada emdiği kanın bir kısmını kusar, midesinden gelen tehlikeli virüs ve mikroplar vucudunuza bulaşır.

2) Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vucudunuza en yakın noktasından(kan emdiği hortum) nazikce ve sağlam bir şekilde kavrayın.

3) Sakın kenenin vucuduna dokunmayın, bu emdiği kanı geri boşaltmasına yol açar

4) Kene çıktıktan sonra ısırılan yeri alkol, yoksa sabun ile temizleyin.

5) Keneyi uygun bir şekilde saklayın. Gerekirse tanımlama için gerekli olabilir. Keneyi öldürmek için ezmeyin, patlamasına neden olabilir.

6) En yakın zamanda bir sağlık kuruluşundan yardım isteyin, kontrol yaptırın..