CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, ölümcül KKKA virüsü yayan
kenelerin Türkiye’ye karşı “biyo-terörizm ajanı” olarak kullanıldığı
yönünde, söylentileri destekleyen bir açıklama yaptı. Arıtman, KKKA’nın
ilk olarak 2. Dünya Savaşı sırasında Kırım’ın Nazilerce işgalinden
sonra ortaya çıktığını anımsatarak, “Bu senaryoya benzer bir açıklama
Türkiye için de geçerli olabilir” dedi.
DOKTOR olan CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, son günlerde
Türkiye çapında bir kabus haline gelen kenelerin “biyo-terörizm” ajanı
olarak kullanılmış olabileceğini söyledi. Arıtman, keneden insana geçen
ölümcül KKKA virüsünün gelişim seyri ve önlemler konusunda şunları
söyledi:
Nazilerce kullanıldı
“KKKA enfeksiyonunun, biyo-terörizm ajanı olarak kullanılabilme
özelliği var. Yaygın coğrafi dağılımı ve yüksek ölüm oranıyla
seyretmesi, KKKA ve Nairovirüsü önemli bir sorun olarak karşımıza
çıkarıyor. Kene popülasyonunu artıran çevresel değişiklikler; tarım
alanlarının boşaltılması, tarımsal faaliyetlerin durdurulması, doğal
dokunun değişmesi ve sellerdir. İkinci Dünya Savaşı’nda Kırım’ın
Naziler tarafından işgali sırasında normal tarımsal faaliyetler
durdurulmuş ve tavşan avlama yasağı getirilmiştir. 1944 yılında Sovyet
birlikleri dağlık Kırım steplerini ele geçirdiğinde tavşanların
sayısının çok fazla olduğunu görmüş ve modern dönemde bilinen ilk
salgın ortaya çıkmıştır.”
“İlginç olarak bu senaryoya benzer bir açıklama Türkiye için de
geçerli olabilir. 2002 salgını öncesinde terör nedeniyle bazı
bölgelerde avlanma ve tarım yasağı uygulanmış ve daha sonra bu
bölgelerde keneleri taşıma potansiyeli yüksek olan tavşan ve yaban
domuzu popülasyonunun çoğaldığı gözlenmiştir. Ayrıca küçük
omurgalılardan olan fareler yüksek oranda kene taşıma potansiyeli
gösterirler. Fare mücadelesi de yapılmalıdır.”
21. yüzyılın salgını
“Hastalık, ülkemizde 2002 yılından itibaren ciddi boyutta seyrediyor
ve bugün dünyadaki en büyük epidemi (salgın) olarak yaşanıyor. Salgın
AKP iktidarıyla başladı ve her yıl katlanarak artıyor. Çok sayıda
tarımsal araştırma enstitülerinin kapatılması yanlış olmuştur. 21.
yüzyılda ülkemizin tıp literatürüne dünyadaki en büyük KKKA salgını
olarak geçmesi bir utanç kaynağıdır.”
Hükümet TSK’ya danışsın
“Salgın ekim ayına kadar süreceği için bu süreçte her cuma
hutbesinde imamlar tarafından Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan metinler
okunmalı ve broşür şeklinde halka dağıtılmalı. Risk grubunda yer alan
askerler içinde hastalık görülmemiştir. Hükümetin Türk Silahlı
Kuvvetleri’ne danışmasında yarar var.” Veteriner Hekimler Odası Genel
Sekreteri Hidayet Pekin de önceki gün yaptığı açıklamada, “KKKA
hastalığı, biyolojik terör ajanı olarak GATA’nın verilerinde var”
diyerek, kurumların eşgüdümlü çalışması gerektiğini belirtmişti.”