Kenelerden
insanlara geçen Kırım-Kongo Hemorojik (Kanamalı) Ateşi Hastalığı’nın
(KKHA), sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden
vatandaşlar için de tehlike oluşturduğu ifade edildi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon
Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.
Dr. Kemalettin Aydın, KKHA hastalığına neden olan kenelerin tüm doğada
bulunduğunu, tamamen yok edilmelerinin mümkün olmadığını belirtti.
Kenelerde bulunan ve ısırmaları sonucu insanlara geçen virüsün KKHA
hastalığına neden olduğunu ifade eden Aydın, “Hastalık, kene
ısırmasının yanı sıra hasta hayvan ve insanların kan, ifrazat ve
dokularıyla direkt temasla bulaşmaktadır. Dünyada 1940’lı yıllardan
beri var olan hastalık, ülkemizde yoğun olarak 2002 yılından itibaren
görülmeye başlanmıştır. Türkiye’de bugüne kadar 25 ilde hastalığa
rastlanmıştır” dedi.
Hastalığın kene ısırığından 1-3 gün, hasta dokularıyla direkt
temastan 5-6 gün sonra ateş, ani baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları,
halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, deri, mukoza ve iç
organ kanamalarıyla kendini gösterdiğine dikkati çeken Aydın,
“Hastalıktan korunmada temel prensip, kenelerden uzak durmaktır. Hayvan
barınakları ve kenelerin yaşayabileceği alanlardaki kişilerin vücutları
belli aralıklarla kene yönünden muayene edilmelidir” dedi.
Hastalığın en çok keneyle temasın yaşanabildiği hayvancılık ve
çiftçilikle uğraşanlarda görüldüğünü belirten Aydın, “Hastanemize 2003
yılında 19, 2004 yılında 50, 2005 yılında 38, bu yıl ise 5 vaka
başvuruda bulundu” diye konuştu.
Henüz KKHA hastalığının tedavisi ve aşısı olmadığını bildiren
Doç.Dr. Aydın, “Keneden kendimizi sakınmamız gerekiyor. Özellikle
hayvancılıkla uğraşanlar pantolon paçalarını çoraplarının, gömleklerini
ise pantolonlarının içine koymalılar. Kıyafetlerini açık renk ve sık
dokumalı kumaştan seçmeliler” dedi.
PİKNİKÇİLERE UYARI
Kış mevsiminde pek aktif olmayan kenelerin mayıs ayıyla yeniden
canlandığını ifade eden Aydın, “Bu dönemde, vatandaşlarımız pikniği
sıkça tercih etmektedir. Vatandaşlarımız, kır alanlara gittiklerinde
zeminle direk temas etmemeliler. Oturacakları yere en azından bir
örtüsermeliler. Kenelerden insanlara geçen KKHA hastalığı, sadece
çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de
tehlike oluşturuyor” diye konuştu.
Vatandaşların kenelerin de ölümcül bir mikrop taşıdığı bilinciyle
hareket etmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, şunları kaydetti:
“Piknikte çorap, ayakkabı gibi koruyucu eşyaları çıkararak
çıplakayakla çimende yürümek yanlıştır. Vatandaşlarımız bu tür bir
sosyal aktiviteyle stres atma çabası içindeyken, yeni bir tehlikeyle
karşılaşabilirler. Kenelerin bu tür bir hastalığa neden olduğunu bilmek
ve önlem almak gerekiyor. Doğanın her yerinde keneler vardır. Dünyada
keneyi yok etme çalışmaları hiçbir zaman başarılı olamamıştır. Keneyi
doğadan yok edemeyeceğimize göre kendimizi korumalıyız.”
KENE HASTALIĞI HAKKINDA DETAYLI BİLGİLER
Hayvanlarda ve insanlarda görülebilen “Zoonoz” karakterli bir
hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da görülmüş, daha sonra 1956
yılında Kongo’da tespit edilen hastalığın aynı hastalık olduğu
anlaşılarak, bugünkü ifadesi olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı
ismini almıştır.
Ölüme sebebiyet verebilen viral bir hastalıktır. Etkeni, Nairovirus
gurubuna ait bir virustur. Virusların nakledilmesi kenelerle olmaktadır.
Klinik olarak; ateş, kırgınlık, halsizlik, iştahsızlık, kollarda ve
bacaklarda şiddetli ağrı, yüz, göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde
kızarıklık belirtileri ile kendini gösterir. Burun kanaması, kan işeme
gibi belirtilerde hastalık seyrinde ortaya çıkar.
Ölüm oranı, hastalıkta %30’dur. Keneler hastalık etkenini, insan ve
hayvanlardan kan emerken nakleder. Hatalığın kuluçka süresi 1-3 gündür,
bu süre en fazla 9 gün olmaktadır. Hastalık taşıyıcısı keneler
ülkemizde çok geniş coğrafik alanda bulunabilmektedir. Dünyada 850 tür
kene bulunmaktadır. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığını, en çok
Hyalomma soyuna ait keneler bulaştırmaktadır.
Hastalığın Teşhisi; İmminolojik testler ve PCR yöntemleriyle mümkün
olabilmektedir. Hastalıkta, destek tedavisi uygulanmaktadır, hastalığın
spesifik bir tedavisi yoktur. Hastalık daha çok Afrika, Asya ve
Avrupa’da bulunmaktadır.
Ülkemizde 2002 yılında bahar ve yaz aylarında bazı illerimizde
görülmüş ölümle sonuçlanan vakalar olmuştur. İlk ölüm vakası Tokat’ta
yaşanmış bugüne kadar toplam 33 kişi hayatını kaybetmiştir.
Virus, sığır ve koyun gibi hayvanlarda belirti göstermeden
enfeksiyon oluşturur, ancak bulaşma sadece kenelerin ısırması ile
mümkündür. İnsanlardaki hastalık tablosu, hayvanlardan farklı olarak
belirtilerin ortaya çıkmasıyla kendini gösterir. Küçük memeli
hayvanlarda hastalığı hafif enfeksiyon şeklinde taşıyabilirler.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı’nda; daha çok çiftlik
çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et işi ile
uğrasan kimseler, hayvancılık yapanlar, veteriner hekimler, salgın
görülen bölgelerde çalışan sağlık personeli ile kamp ve piknik yapanlar
risk altındadırlar.
Hastalığın Kontrolü ve Hastalıktan Korunma;
Hastanın kan ve vücut sıvıları ile temas edilmemelidir.
Çiftlik ve diğer hayvanları mümkün olduğu kadar kenelerden uzak tutup gerekli ilaçlama yapılmalıdır.
Kenelerin bulunduğu alanlardan uzak durulmalı, zorunluluk halinde
vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli, vücuda
yapışmamış olan keneler dikkatlice alınıp, öldürülmelidir.Yapışan
keneler ise ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan bir pensle
sağa sola oynatarak alınmalıdır. Eter,alkol ya da gaz sürülerek
kendiliğinden deriyi terk etmesi sağlanmalıdır.
Piknik amacıyla su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde
bulunanlar, eve döndüklerinde vücutlarını ve giysilerini kene yönünden
mutlaka muayene edip varsa uygun şekilde uzaklaştırmalıdır.
Otluk ve çalılık yerlerde çıplak ayakla veya kısa giysilerle dolaşılmamalıdır.
Hayvan sahipleri hayvan barınaklarını akarisitlerle ilaçlamalıdır.
Kenelerin çok olduğu alan mera, çayır, çalı, çırpı ve gür otların
bulunduğu yerlerde, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden
intektisit’ler uygulanmalıdır.
Kene ısırığından şüphelenilip hastalığın belirtilerini de yaşayan
kimseler, en kısa zamanda bir sağlık kurulusuna başvurmalıdır.