| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Kene Hastalığı - Kırım-Kongo Kanamalı Ateş kene ilaç kene nedir kene ısırığı

Kene Hastalığı - Kırım-Kongo Kanamalı Ateş kene ilaç kene nedir kene ısırığı

6 "kene nedir" etiketi kullanan gönderi "kene nedir" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Kene nasıl uzaklaştırılmalı?

Kene nasıl uzaklaştırılmalı?
Virüs kenenin ağız salgısında ve mide içeriğinde bulunduğundan uzaklaştırılması sırasında salgısının bulaşmasını önleyecek ve kusturulmayacak yaklaşımda bulunulmalı. Bu nedenle vücuttan uzaklaştırılırken ezilmemeli, başı kopartılmamalı, parçalanmamalı, ısı ve kimyasal herhangi bir madde uygulanmamalı. Bir penset veya cımbız yardımıyla sağa sola oynatılarak alınması en uygunudur. Uzaklaştırma sırasında keneye elle temas edilmemeli, eldiven kullanılmalı. Kene uzaklaştırıldıktan sonra ısırma alanına antiseptik bir madde uygulanmalı, eller sabunla iyice yıkanmalıdır.

Keneler Hangi bölgelerde görülüyor?

Hangi bölgelerde görülüyor?
Hastalık sıklıkla Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da zaman zaman salgınlar şeklinde görülmektedir. Ülkemiz, hastalık taşıyabilen kenelerin yaşamaları ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için oldukça uygun bir coğrafik özelliklere sahip olduğundan özellikle hayvancılığın yapıldığı bölgelerde tek tek vakalar ve salgınlar görülebilmektedir. Görüldüğü bölgeler Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Erzincan, Kastamonu, Bartın, Ankara, Çankırı, Bolu, Balıkesir gibi illerin kırsal alanıdır.

Hastalık en sık kimlere bulaşıyor?

Hastalık en sık kimlere bulaşıyor?
Tarım çalışanları,
Hayvancılık yapanlar, çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ürünleri market işçileri,
Veterinerler ve hasta hayvan ile teması olanlar,
Bu hastalığın takibini yapan sağlık personeli,
Askerler,
Kamp yapanlar,
Deri fabrikası çalışanları,
Piknik alanına gidenler.

Kene hastalığı nedir ?

Kenelerden insanlara geçen Kırım-Kongo Hemorojik (Kanamalı) Ateşi Hastalığı’nın (KKHA), sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de tehlike oluşturduğu ifade edildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Aydın, KKHA hastalığına neden olan kenelerin tüm doğada bulunduğunu, tamamen yok edilmelerinin mümkün olmadığını belirtti.

Kenelerde bulunan ve ısırmaları sonucu insanlara geçen virüsün KKHA hastalığına neden olduğunu ifade eden Aydın, “Hastalık, kene ısırmasının yanı sıra hasta hayvan ve insanların kan, ifrazat ve dokularıyla direkt temasla bulaşmaktadır. Dünyada 1940’lı yıllardan beri var olan hastalık, ülkemizde yoğun olarak 2002 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Türkiye’de bugüne kadar 25 ilde hastalığa rastlanmıştır” dedi.

Hastalığın kene ısırığından 1-3 gün, hasta dokularıyla direkt temastan 5-6 gün sonra ateş, ani baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, deri, mukoza ve iç organ kanamalarıyla kendini gösterdiğine dikkati çeken Aydın, “Hastalıktan korunmada temel prensip, kenelerden uzak durmaktır. Hayvan barınakları ve kenelerin yaşayabileceği alanlardaki kişilerin vücutları belli aralıklarla kene yönünden muayene edilmelidir” dedi.

Hastalığın en çok keneyle temasın yaşanabildiği hayvancılık ve çiftçilikle uğraşanlarda görüldüğünü belirten Aydın, “Hastanemize 2003 yılında 19, 2004 yılında 50, 2005 yılında 38, bu yıl ise 5 vaka başvuruda bulundu” diye konuştu.

Henüz KKHA hastalığının tedavisi ve aşısı olmadığını bildiren Doç.Dr. Aydın, “Keneden kendimizi sakınmamız gerekiyor. Özellikle hayvancılıkla uğraşanlar pantolon paçalarını çoraplarının, gömleklerini ise pantolonlarının içine koymalılar. Kıyafetlerini açık renk ve sık dokumalı kumaştan seçmeliler” dedi.

PİKNİKÇİLERE UYARI

Kış mevsiminde pek aktif olmayan kenelerin mayıs ayıyla yeniden canlandığını ifade eden Aydın, “Bu dönemde, vatandaşlarımız pikniği sıkça tercih etmektedir. Vatandaşlarımız, kır alanlara gittiklerinde zeminle direk temas etmemeliler. Oturacakları yere en azından bir örtüsermeliler. Kenelerden insanlara geçen KKHA hastalığı, sadece çiftçilikle uğraşanlar için değil, pikniğe giden vatandaşlar için de tehlike oluşturuyor” diye konuştu.

Vatandaşların kenelerin de ölümcül bir mikrop taşıdığı bilinciyle hareket etmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, şunları kaydetti:

“Piknikte çorap, ayakkabı gibi koruyucu eşyaları çıkararak çıplakayakla çimende yürümek yanlıştır. Vatandaşlarımız bu tür bir sosyal aktiviteyle stres atma çabası içindeyken, yeni bir tehlikeyle karşılaşabilirler. Kenelerin bu tür bir hastalığa neden olduğunu bilmek ve önlem almak gerekiyor. Doğanın her yerinde keneler vardır. Dünyada keneyi yok etme çalışmaları hiçbir zaman başarılı olamamıştır. Keneyi doğadan yok edemeyeceğimize göre kendimizi korumalıyız.”

KENE HASTALIĞI HAKKINDA DETAYLI BİLGİLER

Hayvanlarda ve insanlarda görülebilen “Zoonoz” karakterli bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da görülmüş, daha sonra 1956 yılında Kongo’da tespit edilen hastalığın aynı hastalık olduğu anlaşılarak, bugünkü ifadesi olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı ismini almıştır.

Ölüme sebebiyet verebilen viral bir hastalıktır. Etkeni, Nairovirus gurubuna ait bir virustur. Virusların nakledilmesi kenelerle olmaktadır.

Klinik olarak; ateş, kırgınlık, halsizlik, iştahsızlık, kollarda ve bacaklarda şiddetli ağrı, yüz, göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık belirtileri ile kendini gösterir. Burun kanaması, kan işeme gibi belirtilerde hastalık seyrinde ortaya çıkar.

Ölüm oranı, hastalıkta %30’dur. Keneler hastalık etkenini, insan ve hayvanlardan kan emerken nakleder. Hatalığın kuluçka süresi 1-3 gündür, bu süre en fazla 9 gün olmaktadır. Hastalık taşıyıcısı keneler ülkemizde çok geniş coğrafik alanda bulunabilmektedir. Dünyada 850 tür kene bulunmaktadır. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığını, en çok Hyalomma soyuna ait keneler bulaştırmaktadır.

Hastalığın Teşhisi; İmminolojik testler ve PCR yöntemleriyle mümkün olabilmektedir. Hastalıkta, destek tedavisi uygulanmaktadır, hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. Hastalık daha çok Afrika, Asya ve Avrupa’da bulunmaktadır.

Ülkemizde 2002 yılında bahar ve yaz aylarında bazı illerimizde görülmüş ölümle sonuçlanan vakalar olmuştur. İlk ölüm vakası Tokat’ta yaşanmış bugüne kadar toplam 33 kişi hayatını kaybetmiştir.

Virus, sığır ve koyun gibi hayvanlarda belirti göstermeden enfeksiyon oluşturur, ancak bulaşma sadece kenelerin ısırması ile mümkündür. İnsanlardaki hastalık tablosu, hayvanlardan farklı olarak belirtilerin ortaya çıkmasıyla kendini gösterir. Küçük memeli hayvanlarda hastalığı hafif enfeksiyon şeklinde taşıyabilirler.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığı’nda; daha çok çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et işi ile uğrasan kimseler, hayvancılık yapanlar, veteriner hekimler, salgın görülen bölgelerde çalışan sağlık personeli ile kamp ve piknik yapanlar risk altındadırlar.

Hastalığın Kontrolü ve Hastalıktan Korunma;

Hastanın kan ve vücut sıvıları ile temas edilmemelidir.

Çiftlik ve diğer hayvanları mümkün olduğu kadar kenelerden uzak tutup gerekli ilaçlama yapılmalıdır.

Kenelerin bulunduğu alanlardan uzak durulmalı, zorunluluk halinde vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli, vücuda yapışmamış olan keneler dikkatlice alınıp, öldürülmelidir.Yapışan keneler ise ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan bir pensle sağa sola oynatarak alınmalıdır. Eter,alkol ya da gaz sürülerek kendiliğinden deriyi terk etmesi sağlanmalıdır.

Piknik amacıyla su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar, eve döndüklerinde vücutlarını ve giysilerini kene yönünden mutlaka muayene edip varsa uygun şekilde uzaklaştırmalıdır.

Otluk ve çalılık yerlerde çıplak ayakla veya kısa giysilerle dolaşılmamalıdır.

Hayvan sahipleri hayvan barınaklarını akarisitlerle ilaçlamalıdır.

Kenelerin çok olduğu alan mera, çayır, çalı, çırpı ve gür otların bulunduğu yerlerde, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden intektisit’ler uygulanmalıdır.

Kene ısırığından şüphelenilip hastalığın belirtilerini de yaşayan kimseler, en kısa zamanda bir sağlık kurulusuna başvurmalıdır.

Kene İlaçlama ve Keneyle Savaş

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, ölümcül KKKA virüsü yayan kenelerin Türkiye’ye karşı “biyo-terörizm ajanı” olarak kullanıldığı yönünde, söylentileri destekleyen bir açıklama yaptı. Arıtman, KKKA’nın ilk olarak 2. Dünya Savaşı sırasında Kırım’ın Nazilerce işgalinden sonra ortaya çıktığını anımsatarak, “Bu senaryoya benzer bir açıklama Türkiye için de geçerli olabilir” dedi.

DOKTOR olan CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, son günlerde Türkiye çapında bir kabus haline gelen kenelerin “biyo-terörizm” ajanı olarak kullanılmış olabileceğini söyledi. Arıtman, keneden insana geçen ölümcül KKKA virüsünün gelişim seyri ve önlemler konusunda şunları söyledi:

Nazilerce kullanıldı

“KKKA enfeksiyonunun, biyo-terörizm ajanı olarak kullanılabilme özelliği var. Yaygın coğrafi dağılımı ve yüksek ölüm oranıyla seyretmesi, KKKA ve Nairovirüsü önemli bir sorun olarak karşımıza çıkarıyor. Kene popülasyonunu artıran çevresel değişiklikler; tarım alanlarının boşaltılması, tarımsal faaliyetlerin durdurulması, doğal dokunun değişmesi ve sellerdir. İkinci Dünya Savaşı’nda Kırım’ın Naziler tarafından işgali sırasında normal tarımsal faaliyetler durdurulmuş ve tavşan avlama yasağı getirilmiştir. 1944 yılında Sovyet birlikleri dağlık Kırım steplerini ele geçirdiğinde tavşanların sayısının çok fazla olduğunu görmüş ve modern dönemde bilinen ilk salgın ortaya çıkmıştır.”

“İlginç olarak bu senaryoya benzer bir açıklama Türkiye için de geçerli olabilir. 2002 salgını öncesinde terör nedeniyle bazı bölgelerde avlanma ve tarım yasağı uygulanmış ve daha sonra bu bölgelerde keneleri taşıma potansiyeli yüksek olan tavşan ve yaban domuzu popülasyonunun çoğaldığı gözlenmiştir. Ayrıca küçük omurgalılardan olan fareler yüksek oranda kene taşıma potansiyeli gösterirler. Fare mücadelesi de yapılmalıdır.”

21. yüzyılın salgını

“Hastalık, ülkemizde 2002 yılından itibaren ciddi boyutta seyrediyor ve bugün dünyadaki en büyük epidemi (salgın) olarak yaşanıyor. Salgın AKP iktidarıyla başladı ve her yıl katlanarak artıyor. Çok sayıda tarımsal araştırma enstitülerinin kapatılması yanlış olmuştur. 21. yüzyılda ülkemizin tıp literatürüne dünyadaki en büyük KKKA salgını olarak geçmesi bir utanç kaynağıdır.”

Hükümet TSK’ya danışsın

“Salgın ekim ayına kadar süreceği için bu süreçte her cuma hutbesinde imamlar tarafından Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan metinler okunmalı ve broşür şeklinde halka dağıtılmalı. Risk grubunda yer alan askerler içinde hastalık görülmemiştir. Hükümetin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne danışmasında yarar var.” Veteriner Hekimler Odası Genel Sekreteri Hidayet Pekin de önceki gün yaptığı açıklamada, “KKKA hastalığı, biyolojik terör ajanı olarak GATA’nın verilerinde var” diyerek, kurumların eşgüdümlü çalışması gerektiğini belirtmişti.”

Kene nedir ? Nasıl bir canlıdır?

Kene nedir ? Nasıl bir canlıdır?
Kene (Ixodoidea), eklem bacaklıların örümceğimsiler (Arachnida) sınıfından kan emici ve gözsüz bir dış parazittir. özellikle göçmen kuşlarla hastalıkları yayıldıkları bilinmektedir. İnsan, koyun, köpek, kedi, deve gibi canlıların derilerine yapışarak kanlarını emer. “Asıl kene” olarak bilinir.
Kenelerin üremesi ve yaşam yerleri
Ayrı eşeylidir ve yumurta ile çoğalır. Dişi yumurtalarını yaprak, çöp veya hayvan kılları arasına bırakır. Gelişimlerinde metamorfoz vardır. Yumurtalarından üç çift bacaklı larvalar çıkar. Bunlar bir pupa devresi geçirerek 8 bacaklı nimfalara (tam gelişmemiş yavrular) dönüşürler. Nimfalar da bir pupa safhası geçirdikten sonra ergin hale gelirler. Larva ve nimfalar genellikle kertenkeleler üzerinde, erginler ise insan, koyun, sığır, köpek gibi memeliler üzerinde parazit yaşarlar.
Kenenin anatomik yapısı
Vücutları başla kaynaşmış bir göğüs ve torba biçimli dişi 11-12 mm’ye kadar sişer. Erginlerinde dört çift bacak bulunur. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir. Bugün 889 kene türü bilinmektedir. Kenelerin hepsi zararlı, parazit ve kör değildir. Sığır ve köpek kene türleri gözlüdür. İnsan ve ehil hayvanlarda parazit yaşayanlar çeşitli hastalık mikroplarını bulaştırdıklarından sağlık bakımından zararlıdır ve birçok bakteri de üretmektedir.